Pages

4 Nisan 2009 Cumartesi

olsada koduk, olmasada koduk.. battı fişş yan goying tu...

yorucu bir haftaydı ve haftasonuda aynen bu şekilde devam ediyor...
bir yandan iş bir yandan da alemlere akmak konusunda kendimi neden bu kadar hırpaladığımı anlamayanlar var. bu aralar hiç evde oturasım yok, aslında bi yanım eşşek gibi yatıp tv-pc-pijama modunda olmak isterken bir diğer yanımda ordan oraya gitmek, o clup senin bu cafe benim, o sahil senin bu sinema benim gezmek istiyor. sürekli birilerini ayartma halindeyim. bknz:

-napıyon lan?
-iyiyim evdeyim yatıyorum sen napıyon
-sıkıldım bişeyler yapalım
-yok ya yorgunum çok başka zaman
-bisiktir git

yada

-napıyon lan
-temizlik yapıyorum sen napıyon
-ne temizliği bu havada tatil günü
-sen anlamazsın uzun hikaye
-ağzını burnunu kırarım, çamaşısuyuylada pansuman yaparım dooru konuş
- kapat git gez ne bok yiceksen ye, sonra konuşalım

yada

-canım sıkılıyo
-hangi ara fırsat buluyosun?
-neye?
-canını sıkmaya?
-yok daa neler insan değilmiyim ben
-yok kızım insanlıktan çıkmışsın sen, hem iş hem hem ev hem sevgili hem arkadaşlar hem eğlence hem alkol sana insan dersem ben neyim ozaman?
-ya bi git ya...

tamm kabul ediyorum, gezmeyi eğlenmeyi seviyorum ama emin olunki tamamen mecburiyetten. neden diye sorarsan sevgili okuyucu, ben hani böyle her cuma biyerlerde kopup eğleniyorumya bilinki bunalımım tavan yapmak üzere, böyle şeker komasına girmiş gibim eğlence arayışına giriyorum. duvardan duvara vuruyorum kendimi, günlerce yorgan altından çıkamıyorum yoksa. tamam ağlayan palyoço klasiğini oynamicam ama bunalımdan kurtulmanın yolunu bu şekilde bulmuşum alışmışım napiim. yarasa gibi ordan oraya savrulmak iyi geliyor.
dün gece de Pey.ote.de.ydik. gece 2 gibi falan çıktık, önce ne.viz.ade, kb civarlarında epey bi kararsız kaldık nereye gitsek diye ama yine her zamanki gibi dönüp dolaşıp aynı mekana girdik. yüksek elektro müzik ve biraz alkolle birlikte piste bıraktım kendimi. sonrasını pek hatırlamıyorum. gece harunda kaldım, sabahta kalkıp işe geldim. 11 den beri uyuz uyuz sallanıyorum, saat 5te mesaim bitti, yine birilerini ayarttım zor bela, ortaköye gidicez. biraz alışveriş yapmak istiyorum. sonra deniz, tavla, kahve. boğazı ne zamandır uzun uzun seyretmiyordum. fotoğraf çekerim biraz, incik boncuk falan bakarım sonra herzamanki gibi o koca tezgahlardan hiç bişey beğenemem. bu arada da bunları yazarken hala şirketteyim, tuna ile buluşçaz akşama doğru kimler katılır kervana bilmiyorum, onun hazırlanması falan bi kaç saati bulacağı için bende bloguma bişeyler karalayım dedim halet-i huriyemle ilgili. neyse daha makyaj falan yapçam, toparlanıp çıkarım tek tabanca dolanırım biraz. hatta baya bi. sanırım benim sorunum uzun süredir kendi kendime kalamamak. mutlu olup eğlenmek için sürekli birilerine ihtiyaç duymadığum an halet-i huriyem kendine gelir mi acep?
rapunzel kaçanzi.
hepinizi öpito ;)

3 yorum:

Ruyayla dedi ki...

Bende eğlenmek için yanımda birileri olsun isterim :) Yalnız kaldığında halet-i ruhiyeninde ters tepmesi olası canım :)

delirapunzel dedi ki...

tek başımıza eğlenmeye alışmamız lazım derim ben, yaş geldi geçiyo:(

Gökhan dedi ki...

evet yaşımız geçiyor bekliye bekliye.. ama şu sürekli off modunda olanlardan nefret ediyorum.. canım istemiyo bilmem ne :( çok sıkıcılar